Category: Makaleler

Putperestliğin edepsizliği

Allah’a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar, hayır işlerinde de birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar iyi insanlardandır. (A’li İmran, 114)   Ahlak meselesinde önce doğru ifadeler kullanmak gerekir. Çünkü konu bir insanlaşma konusudur ve ilahi öğreti insanları insanlaşmaya yani beşeri yönlerini terbiye ederek sorumluluk sahibi varlıklar olmaya çağırır. Bu anlamda din, ahlaka davettir….

Şeb-i Yeldâ

Şeb-i Yeldâ, erdem Sahipleri için, ‘yaşamanın’ ta kendisidir. Uzun, çok uzun bir gece gibi gelen yaşamak, kedere müptela kılmıştır onları. Sevgileri, dostlukları ve acıları, merhametleri ve göz yaşları, adanmışlıkları ve sabırları, cesaretleri ve onurları, gerçek sabahın güneşine uyanana kadar yoldaşları kılınmıştır. Onların güneşi ölümle doğacaktır.

Firar

“…Atımı alıp gelmesini buyurdum. Uşağım ne dediğimi anlamadı. Kendim gittim, eğerleyip bindim üzerine. Uzaktan bir boru sesi işitip, bu nedir diye sordum. Uşağın hiçbir şeyden haberi yoktu. Ve bir şey de işitmemişti. Kapıda beni durdurup sordu: “Bey nereye gidiyorlar?” “Bilmem”, dedim, “Buradan uzağa işte, buradan uzağa, hep uzağa buradan, ancak böylelikle hedefime ulaşabilirim.” “Demek hedefinizi…

İttihatçılık: Ayışığına Tutunamayan Deniz

İttihatçılık, İngilize Rusa kurşun sıkmanın bedelini hala öderken, yerine ikame edilen satılmış ittihatçıların kemalizmini de tarihe gömecek tek devrimci iradenin adıdır.
İttihatçılık, bin yıllık kadim davanın, hilale yürüyüşün yakamozudur. O ayışığına tutunma çabası, tutunamama hüznüdür. Yolu, imanı, istikameti zafer anında da yenilgiz zamanında da mustakimdir. 
İttihatçılık, İ’layı Kelimetullahın aleme nizam vermesinin modern politikaya tercümesidir.

Yükseliş ve Düşüş

Bireyler gibi toplumların da çöküşü, ahlakî yozlaşmayla başlar. İnsan olmanın temel şartları olan ahlakî standartlardan başlayan bir gevşeme ya da kayıtsızlık, ciddi bir düşüşün, bozulmanın ve çürümenin göstergesidir. Bireyler gibi toplumlarda da baş gösteren bir laubalilik ya da umarsızlık hali daha köklü çözülmelerin işareti sayılmalıdır. Ahlakî ölçülere karşı duyarsız hatta küstah bir tutumu alışkanlık haline…

Devlet, Diyanet ve Laiklik

Türk kimliği adına, İslam şeriatının lağvedilmesi, laikliğin ikamesi, iddia edildiği gibi modern bir toplum amacının değil, batıya bir daha tehdit olmayacak ve Osmanlı halklarını bir daha birleştirme iddiasını aklından bile geçirmeyecek, tamamen kastrasyon ve mankurtlaştırmaya dayalı bir operasyona tabi tutulup, özünden kökünden değerlerinden bihaber, batı hayranı yarı sömürge bir devlet ve toplum yaratma gibi bir kötü niyetin sonucudur.

Kavram Tashihi-III: Şeriat/Fıkıh/ İslam Hukuku

Müslümanların, akıllarıyla, vicdanlarıyla, yasalarla veya geleneklerle çözülecek sorunlarını İslam’ın çözmesini bekleme alışkanlığını da terk etmesi gerekiyor. İslam’ı yaşama adına İslam’ın temel emri olan akletmeyi terk edip, olur olmaz her soruyu İslam’a sormak, birçok yanlışın başlangıcıdır.

Kavram Tashihi II- İslam Devleti/Hilafet

Devletlerin, iktidarların, yönetimlerin dini olmaz, adaleti veya zalimliği olur. Dinler, insanlar içindir, kurumlar için Allah, ‘İslam devletini’ veya benzeri bir dinsel modeli değil, adaleti ve iyiliği emreder. İslam için devlet değil, adalet farzdır.